Hakkında Roxanne
1987 yapımı Roxanne, Steve Martin'in hem başrolü üstlendiği hem de senaryosunu yazdığı sevimli bir romantik komedidir. Film, Cyrano de Bergerac'ın modern bir uyarlaması olarak karşımıza çıkıyor. Steve Martin, olağanüstü uzun bir burna sahip olan itfaiyeci C.D. Bales'i canlandırıyor. Bales, zekası, espri anlayışı ve kendine güveniyle çevresinde sevilen bir karakterdir. Ancak, şehrin yeni güzeli astronom Roxanne (Daryl Hannah) ile tanıştığında, dış görünüşü nedeniyle hissettiği güvensizlik su yüzüne çıkar.
Roxanne, Bales'in neşeli kişiliğinden ve keskin zekasından çok etkilenir. Fakat, aşkı Bales'e değil, yakışıklı ama pek de parlak olmayan itfaiyeci Chris'e (Rick Rossovich) yönelir. Roxanne, Chris'in kendisine yazdığını sandığı duygu dolu mektuplara ve şiirlere aşık olur; oysa bu sözlerin gerçek yazarı, aşkını itiraf edemeyen C.D. Bales'tir. Bu yanlış anlaşılma, filmin komik ve dokunaklı temelini oluşturur.
Steve Martin'in performansı, fiziksel komediden duygusal derinliğe uzanan geniş bir yelpazede izleyiciyi etkiler. Daryl Hannah ise hem güzel hem de naif Roxanne karakterini inandırıcı bir şekilde yansıtır. Fred Schepisi'nin yönetmenliğinde, film sadece bir aşk üçgenini değil, özgüven, kabul görme ve gerçek aşkın ne olduğu temalarını da işler. Görünüşün ötesine geçen bağların önemini vurgular.
Roxanne izlemek için birçok neden var. Öncelikle, klasik bir hikayenin başarılı ve sıcak bir modern yorumudur. Senaryosundaki zekice diyaloglar ve komik sahneler, filmin bugün bile tazeliğini korumasını sağlar. Hafif ama anlamlı bir hikaye sunan bu film, izleyiciye keyifli vakit geçirtecek, güldürecek ve biraz da hüzünlendirecektir. 80'lerin atmosferini yansıtan yapım, romantik komedi severler için kaçırılmaması gereken bir seyir deneyimi vaat ediyor.
Roxanne, Bales'in neşeli kişiliğinden ve keskin zekasından çok etkilenir. Fakat, aşkı Bales'e değil, yakışıklı ama pek de parlak olmayan itfaiyeci Chris'e (Rick Rossovich) yönelir. Roxanne, Chris'in kendisine yazdığını sandığı duygu dolu mektuplara ve şiirlere aşık olur; oysa bu sözlerin gerçek yazarı, aşkını itiraf edemeyen C.D. Bales'tir. Bu yanlış anlaşılma, filmin komik ve dokunaklı temelini oluşturur.
Steve Martin'in performansı, fiziksel komediden duygusal derinliğe uzanan geniş bir yelpazede izleyiciyi etkiler. Daryl Hannah ise hem güzel hem de naif Roxanne karakterini inandırıcı bir şekilde yansıtır. Fred Schepisi'nin yönetmenliğinde, film sadece bir aşk üçgenini değil, özgüven, kabul görme ve gerçek aşkın ne olduğu temalarını da işler. Görünüşün ötesine geçen bağların önemini vurgular.
Roxanne izlemek için birçok neden var. Öncelikle, klasik bir hikayenin başarılı ve sıcak bir modern yorumudur. Senaryosundaki zekice diyaloglar ve komik sahneler, filmin bugün bile tazeliğini korumasını sağlar. Hafif ama anlamlı bir hikaye sunan bu film, izleyiciye keyifli vakit geçirtecek, güldürecek ve biraz da hüzünlendirecektir. 80'lerin atmosferini yansıtan yapım, romantik komedi severler için kaçırılmaması gereken bir seyir deneyimi vaat ediyor.


















